Sinir Transferi
Sinir transferi, fonksiyonunu kaybetmiş periferik sinirin görevini yeniden kazandırmak amacıyla çalışan başka bir sinir veya sinir dalının hasarlı sinire aktarılması esasına dayanan mikrocerrahi yöntemdir. Özellikle travmatik sinir yaralanmaları ve brakiyal pleksus hasarlarında uygulanabilir. Cerrahi planlama; yaralanmanın seviyesi, sinir hasarının derecesi, geçen süre ve beklenen fonksiyonel iyileşmeye göre yapılır.
İçindekiler:
Sinir Transferi Nedir?
Sinir transferi, fonksiyonunu kaybetmiş bir sinirin görevini yeniden kazandırmak amacıyla, çalışan başka bir sinirin veya sinir dalının hasarlı sinire aktarılması işlemidir. Özellikle periferik sinir yaralanmaları ve brakiyal pleksus yaralanmalarında, uygun hastalarda kaybedilen kas hareketlerinin yeniden kazanılması amacıyla uygulanabilir.
Sinir sistemi merkezi ve periferik sinir sistemi olmak üzere iki ana bölümden oluşur. Merkezi sinir sistemi beyin ve omuriliği kapsarken, bunların dışında vücuda yayılan sinirler periferik sinir sistemini oluşturur. Periferik sinirlerde travma, iş kazası veya cerrahi müdahale gibi farklı nedenlerle hasar ve buna bağlı fonksiyon kaybı gelişebilir.
Sinir dokusunun kendini onarma kapasitesi sınırlıdır. Bu nedenle sinir yaralanmasının tipi, seviyesi ve üzerinden geçen süre tedavinin planlanmasında önemlidir. Akut dönemde uygun sinir yaralanmaları doğrudan onarılabilirken, sinirin iyileşmesinin mümkün olmadığı veya yeterli fonksiyonun geri dönmediği seçilmiş hastalarda sinir transferi gündeme gelebilir.
Sinir Transferi Gereken Hastalıklar
Ortopedi, travmatoloji, el cerrahisi ve mikrocerrahi alanında sinir transferinin değerlendirildiği başlıca durumlar travmatik periferik sinir yaralanmaları ve brakiyal pleksus yaralanmalarıdır.
Travmatik Sinir Yaralanmaları
İş kazası, trafik kazası, kesici-delici yaralanmalar veya cerrahi müdahaleler sonrasında periferik sinirlerde hasar meydana gelebilir. Bu durumlar travmatik sinir yaralanmaları olarak değerlendirilir.
Travma sonrasında açık yara bulunmuyorsa ve sinirin kesildiğini düşündüren bir yaralanma söz konusu değilse bazı hastalarda ilk aşamada takip tercih edilebilir. Sinirin kendiliğinden iyileşme potansiyeli belirli aralıklarla yapılan muayenelerle değerlendirilir.
Takip döneminde EMG (elektromiyografi) sinir hasarının seviyesi, türü ve iyileşme süreci hakkında önemli bilgiler sağlayabilir. Sinir fonksiyonunun yeterli şekilde geri dönmediği ve kendiliğinden iyileşme ihtimalinin düşük olduğu uygun hastalarda cerrahi tedavi ve sinir transferi değerlendirilebilir.
Omuz çevresindeki kaslarda fonksiyon kaybına yol açabilen supraskapular sinir problemleri de seçilmiş hastalarda sinir transferi açısından değerlendirilebilecek durumlar arasındadır.
Brakiyal Pleksus Yaralanmalarında Sinir Transferi
Brakiyal pleksus, boyun bölgesinden başlayarak omuz, kol, ön kol ve ele uzanan sinirlerin oluşturduğu karmaşık bir sinir ağıdır. Bu bölgedeki yaralanmalar kol ve elde farklı derecelerde hareket ve duyu kaybına neden olabilir.
Brakiyal pleksus yaralanmaları yenidoğanlarda zorlu doğum sırasında meydana gelen çekme kuvvetlerine bağlı gelişebileceği gibi erişkinlerde yüksek enerjili travmalar ve farklı nedenlerle de ortaya çıkabilir.
Özellikle yenidoğan döneminde meydana gelen brakiyal pleksus yaralanmalarında hastanın yaşı, etkilenen sinirler ve takip sırasında fonksiyonların geri dönüp dönmediği birlikte değerlendirilir. Kendiliğinden yeterli sinir iyileşmesinin gerçekleşmediği uygun hastalarda sinir transferi ameliyatı uygulanabilir.
Sinir transferinde amaç, çalışan ve aktarılması önemli bir fonksiyon kaybına neden olmayacak uygun bir sinir dalını, fonksiyonunu kaybetmiş sinire bağlayarak hedef kaslara yeniden sinir uyarısı ulaştırmaktır. Böylece özellikle dirsek bükme, omuz hareketleri veya el fonksiyonları gibi kaybedilmiş hareketlerin mümkün olduğunca yeniden kazanılması hedeflenir.
Yazar: Doç. Dr. Mehmet Baydar
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı


