Dadı Dirseği (Radius Başı Subluksasyonu) Tanısı ve Tedavisi
Dadı dirseği (radius başı subluksasyonu), küçük çocuklarda kolun ani çekilmesi sonrasında ortaya çıkabilen ve çocuğun kolunu kullanmaktan kaçınmasına neden olan kısmi çıkık tablosudur. Radius başı ile annüler bağın normal ilişkisinin bozulması, dirsek hareketlerini ağrılı hâle getirebilir. Dadı dirseği belirtileri ve olayın oluş şekli tanıya yön verirken, kırık gibi diğer yaralanmaların ayırt edilmesi gerekir. Tedavi, eğitimli sağlık çalışanının uyguladığı redüksiyon işlemidir; başarılı işlem sonrasında çocuk çoğunlukla kısa sürede kolunu yeniden kullanmaya başlar.
İçindekiler:
Dadı Dirseği (Radius Başı Subluksasyonu) Nedir?
Çocuğun elinden veya kolundan çekilmesinin ardından birden kolunu kullanmak istememesi, dadı dirseğini düşündürebilir. Radius başı subluksasyonu olarak adlandırılan bu durum, küçük çocuklarda görülen bir kısmi çıkık tablosudur. Çocuk kolunu yanında hareketsiz tutabilir ve dirseğini hareket ettirmekten kaçınabilir.
Benzer davranış bir kırıkta da görülebileceği için, kolunu kullanmayan çocuğun sağlık kuruluşunda değerlendirilmesi gerekir. Evde kolu çevirerek veya zorlayarak yerine oturtmaya çalışmak uygun değildir.
Radius, ön koldaki iki kemikten biridir. Dirseğe yakın baş kısmı, halka şeklindeki annüler bağ ile ilişkili olarak yerinde tutulur. Küçük çocuklarda bu bağın ve kemik yapısının gelişim özellikleri, ani çekilmeye karşı dirseği daha hassas hâle getirir.
Dadı dirseğinde radius başı ile onu çevreleyen bağın ilişkisi bozulur; bağın yer değiştirmesi eklem hareketini ağrılı hâle getirebilir. Bu durum, bütün dirsek ekleminin tam çıkığıyla aynı değildir. İngilizce kaynaklarda nursemaid’s elbow ve pulled elbow adları da kullanılır.
Dadı Dirseği Nedenleri
Sık anlatılan olay, çocuğun elinden veya bileğinden ani biçimde çekilmesidir. Çocuğu tek kolundan kaldırmak ya da ellerinden tutup sallamak da benzer bir zorlanmaya yol açabilir.
Bununla birlikte her olayda belirgin bir çekilme öyküsü bulunmayabilir. Düşme veya doğrudan darbe varsa, yakınmaların dadı dirseğine bağlı olduğu varsayılmadan kırık ve diğer yaralanmalar araştırılmalıdır.
Dadı Dirseği Belirtileri
Çocuk etkilenen kolunu kullanmak istemez; oyuncak uzatıldığında o eliyle almaktan kaçınabilir. Kolu genellikle gövdesinin yanında tutar. Dirseği bükmek veya ön kolu çevirmek ağrılı olabileceği için hareketi sınırlar.
Belirgin şişlik, morarma veya şekil bozukluğu tipik değildir. Bu bulguların varlığı, başka bir yaralanma olasılığını da düşündürür. Çocuğun kolunu kullanmaması, tek başına kesin tanı anlamına gelmez.
Dadı Dirseği Tanısı
Tipik olay öyküsü ve muayene bulguları varsa tanı çoğu zaman görüntüleme yapılmadan konabilir. Doktor, çocuğun kolunu nasıl tuttuğunu ve hassasiyetin yerini değerlendirir.
Düşme, belirgin şişlik, morarma, kemik üzerinde hassasiyet veya tanıda belirsizlik bulunması hâlinde röntgen gerekebilir. Uygulanan tedavi sonrasında kolun kullanımının düzelmemesi de yeniden değerlendirme nedenidir. MR, ultrason veya tomografi rutin olarak kullanılan tetkikler değildir; gerekli incelemeyi muayene belirler.
Dadı Dirseği Tedavisi
Tedavi, hekim veya bu konuda eğitimli sağlık çalışanı tarafından uygulanan redüksiyon işlemidir. Amaç, radius başı ile annüler bağın normal ilişkisini yeniden sağlamaktır. İşlem öncesinde başka bir yaralanma olasılığı değerlendirilir.
Başarılı redüksiyondan sonra çocuk çoğunlukla kısa süre içinde kolunu yeniden kullanmaya başlar. Tipik ve sorunsuz olgularda alçı, atel veya bandaj genellikle gerekmez. Hareket geri dönmüyorsa işlem başarısı ve olası başka nedenler kontrol edilmelidir.
Çocuğun bağ yapısı olgunlaşana kadar dadı dirseği tekrar edebilir. Korunmak için çocuk ellerinden veya bileklerinden çekilerek kaldırılmamalı, kollarından tutularak sallanmamalıdır. Kaldırırken gövdesinden, koltuk altlarından desteklemek daha uygundur.
Doğru değerlendirme ve başarılı tedavi sonrasında genellikle kalıcı sorun beklenmez. Bununla birlikte devam eden ağrı veya kolu kullanmama, normal kabul edilerek beklenmemelidir.
Kendiliğinden Geçer mi?
Evde Yerine Oturtabilir miyim?
Tedaviden Sonra Kol Hâlâ Kullanmıyorsa?
Her Zaman Alçı Kullanılır mı?
Yazar: Doç. Dr. Mehmet Baydar
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı


